Mülkiyet hakkı

Mülkiyet hakkı, kapitalist ekonomik kurallarının hakim olduğu bölge, sistem veya devletlerde[1]; taşınır (menkul) ya da taşınmaz (gayrimenkul) bir eşya üzerinde hak sahibine kullanma (usus), yararlanma (fructus) ve tasarruf (abusus) yetkisi veren, hukuk düzeninin sınırları içinde kullanılabilen, mutlak ve ayni bir haktır.[2] Mülkiyet hakkına sahip kişi (malik) mülkiyetinde olan nesneyi kullanma, başkalarına devretme, tahrip etme, nesnenin ürünlerinden yararlanma yetkisine sahiptir. Bu hak mutlak nitelikte olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir.[3][4][5]

Mülkiyet hakkı günümüz hukuk sistemlerinde pek çok sınırlamalara uğramıştır ve bu nedenle dokunulamaz değil sınırlandırılabilir bir hak olarak kabul edilir. Özellikle komünist devletler özel mülkiyeti kaldırmışlar ve bu mülkiyet türünü tüm halka yararlı olacak şekilde düzenlemişlerdir.[6]

Türkiye'de mülkiyet hakkı

Mülkiyet hakkı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde ve devamında düzenlenmiştir.[7][8] Mülkiyet, hak sahiplerinin sayısına göre tek başına mülkiyeti ve birlikte mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılır. Birlikte mülkiyet de kendi içinde paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti olarak ikiye ayrılmaktadır. Mülkiyet hakkı, Türk Medeni Kanunu'na göre ancak maddi varlıklar üzerinde kurulabilmekte olup taşınır ve taşınmaz mülkiyeti olarak ikiye ayrılır. Bu ayrımın önemi özellikle mülkiyet hakkının devrinde, rehninde kendini gösterir. Taşınmaz mülkiyetinin devri geçerli bir borçlandırıcı işlem ve tapu sicilinde tescil istemi ile tescilden oluşan tasarruf işleminin yapılması ile gerçekleşirken taşınır mülkiyeti geçerli bir borçlandırıcı işlem ve zilyetliğin devri ile gerçekleşir. Taşınmaz rehninin kurulması tapu sicilinde tescile bağlı iken taşınır rehni taşınır malın teslimine bağlıdır.[9]

Mülkiyet hakkı, Türk Medeni Kanunu'na göre mutlak bir hak olduğundan, malikin mülkiyeti altındaki nesneyi başkalarının haksız saldırılarından koruyabilmesi için malike bazı yetkiler tanımıştır. Kanunun 683. maddesine göre malik, "malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı" istihkak davası veya haksız el atmanın önlenmesi davası açabilir. Geçerli bir kamulaştırma yapılmaksızın mülkiyet konusu taşınmaz mala el atılması mülkiyet hakkının ihlali olmakla birlikte Türk Medeni Kanunu'nda kamulaştırmasız el atmaya karşı etkili hukuksal yollar olmadığından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bu konuda sıklıkla başvuru yapılmaktadır.

Mülkiyet hakkını, hukuksal olarak korunan eylemli durum olan zilyetlik ile karıştırmamak gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 973. maddesine göre "Bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir". Söz edilen fiili hakimiyetin hukuk düzeni sınırları içerisinde olması gerekmediği gibi (örn. bir hırsız eşya üzerinde fiili hakimiyeti bulunduğu sürece çalmış olduğu malın zilyetliğine sahiptir) nesnenin maliki de fiili hakimiyetten yoksun bırakıldığı sürece zilyetliği kaybeder. Örneğin bir hırsızın çaldığı eşyanın maliki bu kapsamda incelenir.

Bununla birlikte Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlere dair taşınmaz mülkiyetlerin hukuku, genel hukuka göre değişiklik göstermektedir.[10]

En otros idiomas
Afrikaans: Eiendom
Ænglisc: Ǣht
العربية: ملكية شخصية
asturianu: Propiedá
azərbaycanca: Əmlak
беларуская: Маёмасць
български: Имот
brezhoneg: Perc'henniezh
کوردی: مڵک
čeština: Majetek
Cymraeg: Eiddo
Deutsch: Eigentum
English: Property
Esperanto: Posedo
español: Propiedad
eesti: Omand
فارسی: مال
français: Propriété
galego: Propiedade
עברית: רכוש
हिन्दी: सम्पत्ति
Bahasa Indonesia: Properti
íslenska: Eignarréttur
ಕನ್ನಡ: ಆಸ್ತಿ
한국어: 재산권
Lëtzebuergesch: Proprietéit
lietuvių: Nuosavybė
latviešu: Īpašums
македонски: Сопственост
Nederlands: Eigendom
occitan: Proprietat
ਪੰਜਾਬੀ: ਸੰਪੱਤੀ
polski: Majątek
română: Proprietate
русский: Имущество
sicilianu: Pussidenti
Scots: Property
srpskohrvatski / српскохрватски: Pravo svojine
Simple English: Property
slovenščina: Stvar
српски / srpski: Pravo svojine
svenska: Egendom
తెలుగు: ఆస్తి
татарча/tatarça: Милек
українська: Майно
اردو: جائیداد
isiXhosa: Iimpawu
ייִדיש: אייגנטום
中文: 財產
粵語: 財產